Hayatım da sürekli yazamıyorum diyenlere hayret etmişimdir. Yazmak nedir ki? Kalemin kağıtla buluştuğu o beyaz saflıkta, insanın kendini o sürükleyen sele bırakıp, akıntılarda dalgalanmasıdır derdim; ama insan gerçekten yazamıyormuş.
Neden diye sordunuz mu hiç kendinize? Eleştirilerden korktuğum için mi, yazacak birşey bulamadığım için mi, yoksa güvenmediğim için mi? Kendime veya başkalarına. Yoksa düşünce yağmurunun altında kalıp, öylesine masumca ıslandığım için mi? Yoksa gerçekten yazamadığım için mi?
Keşke yazı da konuşmak gibi olsa. Hani bazen en ufak bir kelimede bile karşınızdakini çabucak anlarsınız ya da o sizi, yazı da öyle olsa işte. Süslemeden, sadece kelimeleri doğdukları gibi bırakabilsem. İnsanları incitmeden yerşseler sıcacık kalplere, beyinlere, eşsiz rüya ve hayallere...
Bilmiyorum yazamamak böyle birşey mi; ama ben galiba yazamıyorum.
Bidayeti olan her şeyin bir nihayeti vardır,korkadurun ölümden cümle doğan ölmüştür ve ekliyorduk her kim ki aşka müşteri canına od vurmuşlar..
YanıtlaSilEline sağlık cancağızım..